Blog

Kakao Seremonileri

Kakao denince aklınıza ne geliyor? Valla benim aklıma çikolatalar ve pastaların üstüne serptiğimiz toz kakao’lar geliyordu. Taa ki bu yaz karaciğer temizliği detoksunda herkesin organik kakao peşinde koştuğunu görene kadar. Meksika’dan gelen organik kakao vardı o zaman yanımızda, herkes alıyor, sabahları juicelarının içine koyuyor, nasıl temin edeceklerini sorup duruyorlardı. İç güdüsel olarak ilk yediğimde şöyle sıcak çikolata kıvamında tatlı bir tat bekliyordum kendisinden (acaba neden :)) ama baya acı bir tatla karşılamıştı beni. O günden beri güçlü bir süper gıda olarak kullanılan bu kakao’nun peşine düştüm ve bu çabalarım sayesinde dün Maya/Aztek medeniyetlerinden günümüze taşınan Kakao Seremonisine (çemberine) katılma fırsatım oldu. Çikolataların içinde kullanılması dışında, şamanik seremonilerde kullanılan bir bitkisel ilaç olduğunu hiç bilmiyordum. Continue reading “Kakao Seremonileri”

Meditasyonun Faydaları

Meditasyon nedir diye soranlara, (1)beyni soğutma ve dinlendirme molası, (2) ve bilinmeyene (bilinçaltı) atlama tahtası diyorum genellikle 🙂

Biraz karışık mı geldi? 🙂 Hani şaç kurutma makinası ile saçlarınızı kurutuyorsunuzdur ve makina artık iyice ısınmıştır. Fazla ısınma sebebiyle tam da en önemli yerde pat diye durur. Çünkü ya motoru yanacaktır ya da kendini koruma altına alması gerekiyordur. Siz de başlarsınız onu soğutmak için üflemeye 🙂 Yani en azından ben öyle yapıyorum. Baya dolu dolu üflüyorum biraz serinlesin diye. İşte kendi beynimizi de aynen böyle görüyorum. Kafamızın içinde devamlı düşünceler, konuşmalar, dırdırlar, kavgalar, planlar, hesaplar, kaygılar, korkular, koşullanmışlıklar.. Zihin devamlı bir çalışma halinde. Ama şaç kurutma makinası gibi durmuyor. Patlayacak seviyeye geliyor belki de. Bazen kırmızı ışık yakıyor gerçi: kimi zaman bir baş ağrısıyla, kimi zaman yüksek tansiyon, kimi zaman midede kramplar, depresyon.. Fark ettiysek kendimize biraz mola veriyoruz. Ya da ilaçları alıp bastırıyoruz yardım çağrılarını. Peki o zaman, gerçekten de önemli bir karar almamız gerektiğinde, ya da iyi konsantre olup bir şeyleri çözmemiz gerektiğinde, yeni projeler üretmek istediğimizde beynimiz gerçekten de tam performans çalışıyor mudur sizce? Ya da sürekli bir döngünün içerisinde olduğunu ve bu döngüden kurtulmak için bilinmeyene doğru sıçraması gerektiğini fark edip sıçrayışı yapabiliyor mu?  Continue reading “Meditasyonun Faydaları”

Alerji Mevsimi Başlamadan Tavsiye Edilen/Edilmeyen Gıdalar

Benim hayatım boyunca hiç alerjim olmadı ama alerji konusu her zaman gündemimde oldu. Mutlaka en yakınlarımda gördüğüm ama bir türlü empati yapamadığım bu durum üzerinde epeydir düşünüyorum, çalışıyorum, araştırıyorum. Vücut bir şekilde bazı şeyleri tolere edemiyor ve tepki veriyor. Conscious Medicine’a* göre alerji şu şekilde başlıyor: diyelim ki bir ortamdasınız, bir şeyler yiyorsunuz, çevredeki sesler kulağınıza geliyor, etrafta burnunuzun aldığı kokular var, vs vs.. Herşey çok da güzelken bir şey oluyor ve Continue reading “Alerji Mevsimi Başlamadan Tavsiye Edilen/Edilmeyen Gıdalar”

Harika Bir Detoks Programı: Karaciğer Temizliği

Siz hiç karaciğerde taş olduğunu biliyor muydunuz? Valla ben bilmiyordum. Hani böbrek taşını çok duydum, son zamanlarda da safra kesesi taşı yüzünden ameliyat olan çok tanıdığım oldu ama nedir bu işin matematiği, var mıdır ameliyatsız çözümü, vücut niye yapar bunları hiç bir fikrim yoktu. Taa ki 2 sene öncesine kadar!  Continue reading “Harika Bir Detoks Programı: Karaciğer Temizliği”

Dönüşmek için Dönmek. En güzel Meditasyon

Sırtımdan terin aktığını fark ediyorum. Ayaklarım dönmeye devam ediyor. Ben yönetmiyorum onları, kontrol onlarda. Kontrolü ben almaya çalışsam düşerim zaten, neyse ki onların hücre bilgisine teslim oluyorum. Bir tek kanatlarımı nerde, nasıl tutacağımı bulamıyorum. Bir yukarıya kaldırıyorum, sonra aşağıya, bazen kendi kendine farklı hareketlerdeler. Bu sefer daha çok yukardaydılar, gökyüzünü okşar gibi. Hızlandıkça gözlerimin netliği iyice gidiyor. Yani sadece duvara çarpmayacak kadar kendimi ayarlayabilecek yetide. Bazen ben mi dönüyorum, yoksa ben merkezde duruyorum da etraf mı dönüyor farkında değilim. Daha çok hızlanmak istiyorum. Hızlandıkça sanki içime daha çok coşku, daha çok haz, huşu, adrenalin, heyecan artık adına ne derseniz yüksek vibrasyonlar giriyor. Bazen coşkudan bağırdığımı fark ediyorum, bazen de zıpladığımı. Müzik çok etkiliyor. Kaifi’nin seçtiği müzikler harika. Nefesimi müzikle bir ritme oturtmam lazım, yoksa o coşkuda unutuyorum almayı. Dönüyorum, dönüyorum, dönüyorum… Döndükçe arınıyorum, döndükçe özüme yaklaşıyorum, döndükçe yok oluyorum. Continue reading “Dönüşmek için Dönmek. En güzel Meditasyon”

Be Calm and Love Yourself

Be calm in your mind & be calm in your heart” demişti Puma, Kızıldeniz’de dalışla ilgili anılarını anlatırken. Kafanda ve kalbinde sakin olursan, akışa izin verirsen işte o zaman mucizelere tanıklık yaparsın demişti. Kendi kendine, suyun altında bir sürü balıkla öğrenmiş bunu. Biz o sırada yunusların içine kendimizi atıyor, bize gelsinler, iletişim kursunlar, sevsinler bizi diye kendi çapımızda çaba içindeydik. Şarkı söylüyor, sevgi sözcükleri sarf ediyor, en en en iyi halimizi sunmaya çalışıyorduk. E öyle öğrenmedik mi hayatta. Almak için vereceksin, iyi çocuk olacaksın, iyi arkadaş, iyi çalışan, Continue reading “Be Calm and Love Yourself”

2016’da Okuduğum En iyi 5 Kitap

Aralık ayı geldi mi herkesi alır bir heyecan 🙂 listeler havalarda uçuşur. Sıkı durun geliyor 2016’nın en iyileri!… 🙂

Önemli bir ay bu Aralık ayı. Düşünsenize 12 ayın sonuna geliyoruz, koca bir yıl geçmiş. Ne hayallerle, büyük umutlarla, kendimize verdiğimiz sözlerle, iyi dileklerle, herşeyden önemlisi yeni umutlarla başladığımız bir yıl bitmek üzere. O yüzden geri dönüp bir bakma ihtiyacı sarıyor zihinleri. Sahi nasıl geçti sizin 2016? Tuttu mu dilekler? Gerçekleşti mi kendinize verdiğiniz sözler?

Benim için gayet güzel bir seneydi. Sanki her sene daha da güzelleşiyor gibi. Tabi ülkede ve dünyada olan krizleri, kutuplaşmaları, kavgaları, savaşları ve bombaları saymazsak en iyi yılımdı diyebilirim. Daha bi olgun, daha bi kadın, daha bir sakin, dingin ve mutlu hissediyorum kendimi. Yapabildiklerimin hazzında, yapamadıklarımın ise kabulünde güzel gezdiğim, bir çok proje başlattığım (ama bir çoğunun sonunu getiremediğim), bazı yeteneklerimi geliştirdiğim, bol bol meditasyon yaptığım, dans ettiğim, yunuslarla yüzdüğüm, ihtiyacı olanlara gönüllü hizmet verdiğim, yazıp çizdiğim, bol bol okuduğum hoş bir seneydi. Herbiri ile ilgili ayrı listeler yapılabilir ama ben yine olaya kitaplarla başlamak istedim. İşte 2016’da okuduğum ve hayatıma renk, değer, farkındalık ve mutluluk katan ilk 5 kitap ♥ Continue reading “2016’da Okuduğum En iyi 5 Kitap”

Karma Karışık

Meher baba isimli spiritüel öğretmen #karma‘nın işleyişini şu şekilde açıklar: “sen, büyük bir beden olarak gerçek benliğinin farkına varıncaya kadar tekrar tekrar doğarsın. Büyük beden sürekli değişir, ama zihinsel beden bir süre boyunca aynı kalır. Bütün izlenimler akılda depolanır. Bu izlenimler ardı ardına devam eden enkarnasyonlarda yeni karma yoluyla ya tüketilir ya da etkisizleştirilir. Her türlü ikilik halini aşmana yardımcı olacak deneyim zenginliğine sahip olmak İçi̇n erkek, dişi, zengin, fakir, parlak, silik olarak doğarsın.” 

Seksi Birşey: Kendini Sev

Bir kadının yapacağı en seksi şey nedir? Ya da kedini seven bir kadının enerjisi sizce nasıldır? Tabi burda bencillikle karıştırmayalım durumu. Kişinin kendiyle barışık olmasından, kendini olduğu gibi kabul etmesinden yani gerçekten kendini sevmesinden bahsediyorum. Siz kendinizi seviyor musunuz? 😳 hangi cümleler ile konuşuyorsunuz kendinize hiç dinliyor musunuz? Bir ortama girerken “ay şimdi beni sevmeyecekler, beğenmeyecekler, konuşsam rezil olurum, yok yok gitmek istemiyorum, ya da dur en pahalı kıyafetlerimi giyip öyle gideyim de dikkat çekeyim” gibi cümleler söylemiyor musunuz kendinize? Ya da olduğunuz gibi sevileceğinize inanmadığınız için hep verdikçe veriyor, alttan alıyor, hayır diyemiyor, kendinizden vermiyor musunuz? 😬 yapmıyorsanız süper. Ama malesef bir çoğumuz yapıyoruz. Öyle öğretildi bize çünkü. O yüzden önce farkındalık: dinleyin kendinizi, ne diyor kendiniz kendinize gizli gizli. Cümle aralarına bakın, gizli gündemleri keşfedin. Ve sonra sevin kendinizi. Bu halinizle tam da olması gerektiği gibi muhteşemsiniz ❤️🎈 ve unutmayın ki zaten ne yapsanız herkese sevdiremezsiniz kendinizi. Ve kendini sevmeyen başkalarını gerçekten sevebilir mi?

Bana Bakan Yüzler

Yine buldum bana bakan yüzleri 😁 yatak odamın perdesinde de bir sürü yüz bana bakıyor. Şimdi çalışma masamın yanındaki Derya’nın Küba’dan getirdiği yağlı boya tabloda da! Onlar bana bakıyor ben onlara 😂 karşılıklı bakışıyoruz işte. Buraya kadar herşey normal, asıl enteresan olan onların bana bakışlarına baktıkça aslında yaşamın bir illüzyon olduğunu, oyun sahnesinde kendi rolümü aldığımı, Can’ım hangi role isterse ona girebileceğimi hatırlatıyorlar bana. Yani Mutlu olmak da drama queen olmak da bizim elimizde. Sabah hangi rolü istersen kıyafet gibi üzerine giyebilirsin. Tabi o elbiseyle olduğunun farkında olursan girdiğin her rol çok eğlenceli oluyor. Kıskançlık rolü bile. Ama eğer o rolün içinde kaybolursan işte ozaman ruhun tutsak kalıyor. Kontrol senden gidiyor. Devamlı bu kadar farkında olmak kolay değil tabi. O yüzden ben bana hatırlatmaları için bu yüzleri seçtim kendime. Evin neresine giderseniz gidin mutlaka bir yüz bakıyor bana 😳 mesela son günlerde biraz mağrurum, sessizim. Bu durumu yaratan sebeplerin dramasına düşmeden sadece rolü deneyimlemeye çalışıyorum. Ha ilk 2 gün tabiki çukura düştüm 😬 neyseki bu yüzler yine bana kendimi hatırlattı da fazla uzun sürmedi.

Metafizikle Farkındalık Seansları

Özgürlüğe adım atmaya ne dersiniz?

Ben 1,5 yıl önce evet dedim ve hayatımın en büyük kuantum sıçramasını yaptım 🙂 Çocukluğumdan beri çok ilgiliydim bu konulara. Özellikle annemle sohbetlerimizin çoğunu metafizik, evren, inanç, Allah konuları kapsar.

İçimde çok büyük bir güç olduğunu her zaman bilirdim. Ama üniversite bitip de iş hayatına girince, kurumsal ve yaşamsal kölelik çerçevesinde ben de sistemin ehilleştirdiği bir birey haline gelmiş, sorgulamayı, araştırmayı, düşünmeyi bırakmıştım. Continue reading “Metafizikle Farkındalık Seansları”

Kendinle sınavın..

Bugün nasıl tepki vereceğin bilinçaltın için çok önemli. Aylardır, yıllardır içinde biriken nefreti, kırgınlığı, hakkının yenmişliğine nasıl tepki vereceksin? Tabi ki hiçbir şey Berkin’i geri döndürmeyecek, bu acıyı dindirmeyecek. Ama senin nasıl bir birey olduğun/olacağın bu vereceğin tepki ile belli olacak. Continue reading “Kendinle sınavın..”

Zihin-Ruh-Beden Festivali 14-16 Mart

Muhteşem bir festival daha yaklaşıyor. Sakın kaçırmayın 🙂

Bu haftasonu (Cuma – Ctesi – Pazar ) Lütfi Kırdar’da. Çok keyifli workshoplar ve seminerler var. Bildiğim kadarıyla 5 farklı salonda farklı seminerler olacak. Giriş biletiyle Kristal salon ve Love Dome’daki tüm seminerlere katılabiliyorsunuz. Diğer salonlardaki workshoplar için ekstra ödeme gerekiyor.

Hangi çalışmayı tavsiye etsem bilemedim. Her biri birbirinden değerli. Astrolojiden nefes çalışmalarına, farkındalık seminerlerinden sağlıklı beslenmeye herşey bir arada. Eğitmenler ve programa etkinliğin web sitesinden göz atabilirsiniz: http://www.zihinruhbeden.org/

 

Sizin de var mı kendinize sorduğunuz sorular?

Taa yıllar önce isimsiz bir bloga yazmışım / sormuşum bu satırları  Karşılaşınca çok şaşırdım.. Güzel sorular sormuşum ama. Var mı bunlara cevabı olan? 

Bu dünyaya geliş amacın ne? görevin ne?
Neden bir şeylerin hep peşinden koşmayı severiz? Onu elde etmeyi amaçlar, elde edince de sıkılırız?
Neden kaçan kovalanır? Ne enteresan bir psikolojidir bu..  Continue reading “Sizin de var mı kendinize sorduğunuz sorular?”

Nereye Bakarsan Oraya Gidersin

Motorsiklet kullanma eğitiminde ilk öğrettikleri şeydir: Sen nereye bakarsan motor oraya gider. Yeteri kadar tecrübelenip, motorun kontrolünü eline alana kadar bu şekilde egzersiz yaparsın, kafanı nereye çevirirsen motor oraya gider. Dönmek mi istiyorsun, döneceğin yere bak. Devamlı daire mi çizmek istiyorsun, dairenin merkezindeki orta noktaya odaklan. Bu kural o kadar önemli ki, yolun kenarında duran, girmekten korktuğun mıcırlara bakmayacaksın. Çünkü gözün bir kere oraya giderse kendini motorunla orada bulacaksındır. Acemi iken hep bu şekilde test yaptırırlar. Taa ki motor senin değil, sen motorun kontrolünü eline alana kadar. Eh tabi bu da baya tecrübe ister 🙂

Motorsiklet süreçleri de aynı hayat gibi.  Continue reading “Nereye Bakarsan Oraya Gidersin”

3 Çeşit Ölüm Vardır

Bliyor musunuz 3 çeşit ölüm vardır:

  1. Fiziksel Ölüm
  2. Ruhun Ölümü: Yaşayan Robot gibi
  3. Geçmişinize, korkularınıza ve sınırlarınıza ölüm

Birinci ölüm çeşidinden hiç bir canlının kurtulma şansı yok. Gün gelecek hepimiz tadacağız. İkinci ölüm çeşidini yaşayıp/yaşamamak bizim elimizde. ve bence hepimiz asıl bu ölümden korkmalıyız. Üçüncü ölüm çeşidi ise muhteşem 🙂 Geçmişimize, korkularımıza ve sınırlarımıza ölüm.. Ölmeden önce ölmek diye buna deniyor galiba.

Siz hangisini tercih ediyorsunuz? Hangisi kolayınıza geliyor?