Alerji Mevsimi Başlamadan Tavsiye Edilen/Edilmeyen Gıdalar

Benim hayatım boyunca hiç alerjim olmadı ama alerji konusu her zaman gündemimde oldu. Mutlaka en yakınlarımda gördüğüm ama bir türlü empati yapamadığım bu durum üzerinde epeydir düşünüyorum, çalışıyorum, araştırıyorum. Vücut bir şekilde bazı şeyleri tolere edemiyor ve tepki veriyor. Conscious Medicine’a* göre alerji şu şekilde başlıyor: diyelim ki bir ortamdasınız, bir şeyler yiyorsunuz, çevredeki sesler kulağınıza geliyor, etrafta burnunuzun aldığı kokular var, vs vs.. Herşey çok da güzelken bir şey oluyor ve Continue reading “Alerji Mevsimi Başlamadan Tavsiye Edilen/Edilmeyen Gıdalar”

Dönüşmek için Dönmek. En güzel Meditasyon

Sırtımdan terin aktığını fark ediyorum. Ayaklarım dönmeye devam ediyor. Ben yönetmiyorum onları, kontrol onlarda. Kontrolü ben almaya çalışsam düşerim zaten, neyse ki onların hücre bilgisine teslim oluyorum. Bir tek kanatlarımı nerde, nasıl tutacağımı bulamıyorum. Bir yukarıya kaldırıyorum, sonra aşağıya, bazen kendi kendine farklı hareketlerdeler. Bu sefer daha çok yukardaydılar, gökyüzünü okşar gibi. Hızlandıkça gözlerimin netliği iyice gidiyor. Yani sadece duvara çarpmayacak kadar kendimi ayarlayabilecek yetide. Bazen ben mi dönüyorum, yoksa ben merkezde duruyorum da etraf mı dönüyor farkında değilim. Daha çok hızlanmak istiyorum. Hızlandıkça sanki içime daha çok coşku, daha çok haz, huşu, adrenalin, heyecan artık adına ne derseniz yüksek vibrasyonlar giriyor. Bazen coşkudan bağırdığımı fark ediyorum, bazen de zıpladığımı. Müzik çok etkiliyor. Kaifi’nin seçtiği müzikler harika. Nefesimi müzikle bir ritme oturtmam lazım, yoksa o coşkuda unutuyorum almayı. Dönüyorum, dönüyorum, dönüyorum… Döndükçe arınıyorum, döndükçe özüme yaklaşıyorum, döndükçe yok oluyorum. Continue reading “Dönüşmek için Dönmek. En güzel Meditasyon”

Karma Karışık

Meher baba isimli spiritüel öğretmen #karma‘nın işleyişini şu şekilde açıklar: “sen, büyük bir beden olarak gerçek benliğinin farkına varıncaya kadar tekrar tekrar doğarsın. Büyük beden sürekli değişir, ama zihinsel beden bir süre boyunca aynı kalır. Bütün izlenimler akılda depolanır. Bu izlenimler ardı ardına devam eden enkarnasyonlarda yeni karma yoluyla ya tüketilir ya da etkisizleştirilir. Her türlü ikilik halini aşmana yardımcı olacak deneyim zenginliğine sahip olmak İçi̇n erkek, dişi, zengin, fakir, parlak, silik olarak doğarsın.” 

Seksi Birşey: Kendini Sev

Bir kadının yapacağı en seksi şey nedir? Ya da kedini seven bir kadının enerjisi sizce nasıldır? Tabi burda bencillikle karıştırmayalım durumu. Kişinin kendiyle barışık olmasından, kendini olduğu gibi kabul etmesinden yani gerçekten kendini sevmesinden bahsediyorum. Siz kendinizi seviyor musunuz? 😳 hangi cümleler ile konuşuyorsunuz kendinize hiç dinliyor musunuz? Bir ortama girerken “ay şimdi beni sevmeyecekler, beğenmeyecekler, konuşsam rezil olurum, yok yok gitmek istemiyorum, ya da dur en pahalı kıyafetlerimi giyip öyle gideyim de dikkat çekeyim” gibi cümleler söylemiyor musunuz kendinize? Ya da olduğunuz gibi sevileceğinize inanmadığınız için hep verdikçe veriyor, alttan alıyor, hayır diyemiyor, kendinizden vermiyor musunuz? 😬 yapmıyorsanız süper. Ama malesef bir çoğumuz yapıyoruz. Öyle öğretildi bize çünkü. O yüzden önce farkındalık: dinleyin kendinizi, ne diyor kendiniz kendinize gizli gizli. Cümle aralarına bakın, gizli gündemleri keşfedin. Ve sonra sevin kendinizi. Bu halinizle tam da olması gerektiği gibi muhteşemsiniz ❤️🎈 ve unutmayın ki zaten ne yapsanız herkese sevdiremezsiniz kendinizi. Ve kendini sevmeyen başkalarını gerçekten sevebilir mi?

Bana Bakan Yüzler

Yine buldum bana bakan yüzleri 😁 yatak odamın perdesinde de bir sürü yüz bana bakıyor. Şimdi çalışma masamın yanındaki Derya’nın Küba’dan getirdiği yağlı boya tabloda da! Onlar bana bakıyor ben onlara 😂 karşılıklı bakışıyoruz işte. Buraya kadar herşey normal, asıl enteresan olan onların bana bakışlarına baktıkça aslında yaşamın bir illüzyon olduğunu, oyun sahnesinde kendi rolümü aldığımı, Can’ım hangi role isterse ona girebileceğimi hatırlatıyorlar bana. Yani Mutlu olmak da drama queen olmak da bizim elimizde. Sabah hangi rolü istersen kıyafet gibi üzerine giyebilirsin. Tabi o elbiseyle olduğunun farkında olursan girdiğin her rol çok eğlenceli oluyor. Kıskançlık rolü bile. Ama eğer o rolün içinde kaybolursan işte ozaman ruhun tutsak kalıyor. Kontrol senden gidiyor. Devamlı bu kadar farkında olmak kolay değil tabi. O yüzden ben bana hatırlatmaları için bu yüzleri seçtim kendime. Evin neresine giderseniz gidin mutlaka bir yüz bakıyor bana 😳 mesela son günlerde biraz mağrurum, sessizim. Bu durumu yaratan sebeplerin dramasına düşmeden sadece rolü deneyimlemeye çalışıyorum. Ha ilk 2 gün tabiki çukura düştüm 😬 neyseki bu yüzler yine bana kendimi hatırlattı da fazla uzun sürmedi.

Metafizikle Farkındalık Seansları

Özgürlüğe adım atmaya ne dersiniz?

Ben 1,5 yıl önce evet dedim ve hayatımın en büyük kuantum sıçramasını yaptım 🙂 Çocukluğumdan beri çok ilgiliydim bu konulara. Özellikle annemle sohbetlerimizin çoğunu metafizik, evren, inanç, Allah konuları kapsar.

İçimde çok büyük bir güç olduğunu her zaman bilirdim. Ama üniversite bitip de iş hayatına girince, kurumsal ve yaşamsal kölelik çerçevesinde ben de sistemin ehilleştirdiği bir birey haline gelmiş, sorgulamayı, araştırmayı, düşünmeyi bırakmıştım. Continue reading “Metafizikle Farkındalık Seansları”

Kendinle sınavın..

Bugün nasıl tepki vereceğin bilinçaltın için çok önemli. Aylardır, yıllardır içinde biriken nefreti, kırgınlığı, hakkının yenmişliğine nasıl tepki vereceksin? Tabi ki hiçbir şey Berkin’i geri döndürmeyecek, bu acıyı dindirmeyecek. Ama senin nasıl bir birey olduğun/olacağın bu vereceğin tepki ile belli olacak. Continue reading “Kendinle sınavın..”

Zihin-Ruh-Beden Festivali 14-16 Mart

Muhteşem bir festival daha yaklaşıyor. Sakın kaçırmayın 🙂

Bu haftasonu (Cuma – Ctesi – Pazar ) Lütfi Kırdar’da. Çok keyifli workshoplar ve seminerler var. Bildiğim kadarıyla 5 farklı salonda farklı seminerler olacak. Giriş biletiyle Kristal salon ve Love Dome’daki tüm seminerlere katılabiliyorsunuz. Diğer salonlardaki workshoplar için ekstra ödeme gerekiyor.

Hangi çalışmayı tavsiye etsem bilemedim. Her biri birbirinden değerli. Astrolojiden nefes çalışmalarına, farkındalık seminerlerinden sağlıklı beslenmeye herşey bir arada. Eğitmenler ve programa etkinliğin web sitesinden göz atabilirsiniz: http://www.zihinruhbeden.org/

 

Sizin de var mı kendinize sorduğunuz sorular?

Taa yıllar önce isimsiz bir bloga yazmışım / sormuşum bu satırları  Karşılaşınca çok şaşırdım.. Güzel sorular sormuşum ama. Var mı bunlara cevabı olan? 

Bu dünyaya geliş amacın ne? görevin ne?
Neden bir şeylerin hep peşinden koşmayı severiz? Onu elde etmeyi amaçlar, elde edince de sıkılırız?
Neden kaçan kovalanır? Ne enteresan bir psikolojidir bu..  Continue reading “Sizin de var mı kendinize sorduğunuz sorular?”

3 Çeşit Ölüm Vardır

Bliyor musunuz 3 çeşit ölüm vardır:

  1. Fiziksel Ölüm
  2. Ruhun Ölümü: Yaşayan Robot gibi
  3. Geçmişinize, korkularınıza ve sınırlarınıza ölüm

Birinci ölüm çeşidinden hiç bir canlının kurtulma şansı yok. Gün gelecek hepimiz tadacağız. İkinci ölüm çeşidini yaşayıp/yaşamamak bizim elimizde. ve bence hepimiz asıl bu ölümden korkmalıyız. Üçüncü ölüm çeşidi ise muhteşem 🙂 Geçmişimize, korkularımıza ve sınırlarımıza ölüm.. Ölmeden önce ölmek diye buna deniyor galiba.

Siz hangisini tercih ediyorsunuz? Hangisi kolayınıza geliyor?

 

Bu dünyaya niye geldik?

2010 yılının başında yazmışım bu yazıyı kendime 🙂 Şimdi 2017’in ilk günlerinde karşıma çıkınca çok duygulandım. Çok tatlışmışım o zamanlar 🙂 Ama aldığım kararları uygulamış mıyım, uygulamışım.

****************************************

Kendime sıkça sorduğum bir sorudur: “Allah bizleri niye yarattı? Dünyaya geliş amacımız ve görevimiz ne?..”

Nedense bu soruyu, yalnız ve umutsuz olduğum, kendimi işe yarar hissetmediğim, hayallerimin ve dileklerimin gerçekleşmediği, iyilik ile kötülük arasında seçim yapamadığım kısacası kendimden mutlu olmadığım zamanlarda soruyorum. Bir cevap bulabilmek için de ciddi emek harcıyorum düşüncelerimle: “Mutlaka bir görevim olmalı.. ne demişler, herkesin en iyi olduğu bir şey vardır. Acaba benim en iyi olduğum şey ne.. çıkart artı ve eksi özelliklerini.. hmm bu konularda kabiliyetliyim, sanki içgüdüsel bir yeteneğim var.. Evet evet bu alanda benim görevim gizleniyor olmalı.. Yok yok bu alanlar hiiç bana göre değil.. Acaba amacım iyi bir insan olmak, insanları mutlu etmek olabilir mi.. evet, kötü insanlardan alıp, iyi insanlara hizmet etmeliyim.. Ama o da bir yere kadar canım, süper kahraman mıyım ben, doğa üstü güçlerim yok ki.. Acaba var mı? Belki de dünyaya gelme amacıma hizmet eden bir gücüm var.. Hem kötü insanların bile dünyaya geliş amaçları var. Herkesin de bildiği gibi “kötüler, iyilere hizmet eder”. Zor bir görevdir aslında, her babayiğidin kabul edip üstlenebileceği bir iş değil. Ama bu sistemde onların da olması gerekiyordu, ve oldular. Kötü olmasa iyi’nin, yokluk olmasa varlığın, çirkin olmasa güzel’in değeri, kıymeti, farkı nasıl belli olurdu?.. “  Continue reading “Bu dünyaya niye geldik?”