Dönüşmek için Dönmek. En güzel Meditasyon

Sırtımdan terin aktığını fark ediyorum. Ayaklarım dönmeye devam ediyor. Ben yönetmiyorum onları, kontrol onlarda. Kontrolü ben almaya çalışsam düşerim zaten, neyse ki onların hücre bilgisine teslim oluyorum. Bir tek kanatlarımı nerde, nasıl tutacağımı bulamıyorum. Bir yukarıya kaldırıyorum, sonra aşağıya, bazen kendi kendine farklı hareketlerdeler. Bu sefer daha çok yukardaydılar, gökyüzünü okşar gibi. Hızlandıkça gözlerimin netliği iyice gidiyor. Yani sadece duvara çarpmayacak kadar kendimi ayarlayabilecek yetide. Bazen ben mi dönüyorum, yoksa ben merkezde duruyorum da etraf mı dönüyor farkında değilim. Daha çok hızlanmak istiyorum. Hızlandıkça sanki içime daha çok coşku, daha çok haz, huşu, adrenalin, heyecan artık adına ne derseniz yüksek vibrasyonlar giriyor. Bazen coşkudan bağırdığımı fark ediyorum, bazen de zıpladığımı. Müzik çok etkiliyor. Kaifi’nin seçtiği müzikler harika. Nefesimi müzikle bir ritme oturtmam lazım, yoksa o coşkuda unutuyorum almayı. Dönüyorum, dönüyorum, dönüyorum… Döndükçe arınıyorum, döndükçe özüme yaklaşıyorum, döndükçe yok oluyorum.

Aslında 9 yaşımda keşfedip, keşfettiğim gibi bıraktım dönmeyi. Kendi etrafımda kahkahalar atarak döndüğümü ve düşüp başımı duvara çarptığımı hatırlıyorum. Aslında pek de hatırlamıyorum çünkü o çarpma esnasında şuurumu kaybettim 🙂 6 saat hatırlamamışım hiç bir şeyi. Annemle babamı hatırlıyor muydum emin değilim ama hastanede aynı soruyu 1er dakika arayla tekrar tekrar sorduğumu çok iyi hatırlıyorum 🙂 6 saat enteresan bir kafa hali yaşadım. Bir şeyleri görüyorum ama hiç bir şeyi tutamıyorum. Neyse sonra düzeldi, kendime geldim, yıllarca her sene beyin filmleri çektirdim falan filan. Yandan çarpmışım kafayı, tehlikeliymiş. Hani tepe üstü düşsen bir şey olmazmış ama yandan çarpınca devrelerde bir kopup gelme oluveriyormuş :)) Böylelikle başladığı gibi bitmişti benim de dönme maceram.

2 yıl önce Afroz’da karşıma çıktı yeniden. Bir Sufi meditasyonuna katılıp yavaş yavaş dönmeye başlamıştım. Kolay değil; midem bulandı önce kussam rezalet yani, sonra biraz hızlanınca ya düşersem kafamı çarparsam korkuları geldi birer birer, hayır yani bi de taşın üzerindeyim tam kafayı çatlatmalık. Facilitator demişti ki devam edemeyecek gibi hissederseniz yüz üstü taşa uzanın göbeğinizin üzerine, sonra toparlayınca yine devam edersiniz. Durdum, soğuk taşın üzerine göbeğimi dayadım (aman annemler duymasın) bi 5 dakika dönenleri izledim. Onlar yapabiliyorsa ben niye yapamayım ki? Hem korkunun beni yenmesine izin mi vereceğim… Kalktım yine ayağa ve sonra 20 dakika dönmüşüm. Bittiğinde ağlıyordum. Becermiş olmanın verdiği mutluluktan mı, dönerken hissettiğim hazdan mı, yoksa içe yöneldikçe içimden çıkan derin hüzünden mi bilmiyorum.

Daha sonra Devo’nun Sufi meditation & whirling gecesine katıldım. Yavaş yavaş hızlanmaya başlamıştım 🙂 Türkiye’de 2 kere Ziya Azazi’nin Derwish in Progress çalışmasına katıldım. Vücudumun dengesi kurmak ve kanatlarımı daha iyi kullanmam için çok faydası oldu.

Derken tekrardan, yeniden 35 yaşımdan sonra dönmeye başladım. Zihnin devreden kalkması, bittiğini sandığın yerden tekrardan başlayabilme gücünü bulmak, korkunun içinden geçmek, kendini bilinmeyene açmak ve keyif almak, özüne dönmek, teslim olmak ve kendini bedenden ibaret olmadığını anlamak gibi bir çok dönüşüme vesile olan güçlü bir meditasyon tekniği Sema. Bir de başlarken, omuzlarına koyduğun ellerini öperek kendine, ego’na veda etme ritüelini seviyorum çok. Çünkü döndükten sonra ortaya çıkan siz, eski siz değilsiniz artık. Evet durduğumda derin bir hüzün kaplıyor içimi; çünkü o anda kendimi yuvamda gibi hissediyorum ve sonra tekrar dünyaya gözlerimi açarken biraz sarsılıyorum. Ama geri döndüğümde çok farklı gözlerle görmeye başlıyorum herşeyi. Hipnozdan çıkmış, kendi yüksek benliğini hisseden ve sadece sevgiden oluşan.

Dönmeye Başlamak İsteyenler için İpuçları

 

  1. Önce kendinize güzel bir müzik seçin. Bana Mercan Dede Dünya cd’si çok iyi geliyor.
  2. Evinizde kendinize bir alan yaratın
  3. Çok yavaş hareketlerle başlayın. Sol ayak parmağınızı sağ ayak parmağınızın üzerine koyup eğilin. Selamınızı verin ve sonra 2 elinizi öperek kendinizle ve ego’nuzla vedalaşın. Çünkü bitirdikten sonra yepyeni bir siz olarak geleceksiniz.
  4. Sola veya sağa size ne taraf daha rahat geliyorsa o tarafa doğru yavaş adımlarla başlayın. Kollarınızı yani kanatlarınızı yavaş yavaş açın.
  5. Gözleriniz açık olsun. Etrafınızı net görmeye çalışmayın, bırakın gözünüz etrafı sadece flu şekilde görsün
  6. Göz genelde herşeyi net görmeye çalışır. Görüntü net olmayacağı için beyin bedende bir sıkıntı olduğunu düşünecek ve sizi durdurmak için mide bulantısı yaratacak 🙂 Korkular ortaya çıkacak
  7. Kendinizi rahat bırakın. Eğer siz rahat olduğunuzu beyninize hissettirirseniz, mide bulantınız geçecek
  8. Sol tarafa dönüyorsanız sol ayağınızı merkezleyip, sağ ayağınızla hareketi verin
  9. Bir süre sonra hızın ritmine alışınca hızınızı yavaş yavaş arttırabilirsiniz.
  10. Nefes vermeyi unutmayın. Çeneniz gevşek, mümkünse ağzınız açık olsun. Tüm bedeniniz gevşek olsun.
  11. Merak etmeyin, siz kendinizi yere atmadığınız sürece düşmezsiniz. Bedeninizin ve bacaklarınızın hücre hafızasına güvenin. Çok düşecek  gibi olursanız da kendinizi yumuşakça oturur pozisyonda yere indirebilirsiniz
  12. Kendi limitlerinizi görün. Konfor alanına girdiğinizde kollarınızı hareket ettirerek kendinize challenge’lar yaratabilirsiniz.
  13. Başınızı oynattığınız zaman tüm denge merkeziniz değişeceği için ilk aşamada sizin dengenizi bozacaktır. Yavaş yavaş ilerleyin
  14. Dönerken zihin sizi engellemeye çalışacak. O yüzden zihni susturmak için muhteşem bir yöntem.
  15. Yavaş yavaş durun. Bırakın vücut ihtiyacı olan alanı kendine yaratana kadar yavaşlasın. Aniden durmayın.
  16. Durduktan sonra içinizin durmasını da bekleyin. Hemen hareket etmeyin. Unutmayın bir su dolu şişeyi döndürüp döndürüp durdurduğunuzda içi bir süre daha dönmeye devam eder. Onun da durmasına izin verin.
  17. Hareket edecek hale geldiğinizde yine eğilerek selamınızı verin ve yere yüz üstü uzanın
  18. Göbeğinizi toprak ananın göbeğine bağlayın. Enerjinin nasıl aktığını hissedeceksiniz 🙂 Ve bir süre sessizlik içinde öylece yatın
  19. Sessizliğin kalitesini deneyimleyin. O sessizliği ne kadar özlediğinizi fark edeceksiniz ♥

Ne diyeyim, şifa olsun. Sevgi’desiniz.

Dün gece denk geldim bu video’ya. Yurtdışında bir TED konferansında sergilenmiş. Çok güzel değil mi ama 

Elini korkak alıştırma 🙂 Paylaştıkça çoğalırsın :)))
RSS
Follow by Email
Facebook
Google+
http://www.ozgeozek.com/2017/01/16/donusmek-icin-donmek-en-guzel-meditasyon/
SHARE
YouTube
LinkedIn
Instagram